Gün boyunca zihin sürekli görevlerle meşgul, bu da düşünceleri arka planda tutuyor. Yatağa uzanıp dış uyaranlar azalınca, zihin gün boyu ertelenen o düşünceleri işlemeye başlıyor, üstelik hepsini aynı anda.
Bu yüzden en sakin günlerin ardından bile yatakta beklenmedik bir düşünce yoğunluğu yaşanabiliyor. Bu bir bozukluk değil, zihnin gün içinde yapamadığı işi telafi etme biçimi.
Hafif ve sabit bir ses bu noktada işe yarıyor, çünkü zihne odaklanacak nötr bir şey veriyor, düşünceler yine gelir ama üzerlerine bu kadar hızlı yığılmıyor.
