“Telefona bakma” demek elin boşta kalması demek, boş kalan el de er ya da geç telefonu buluyor. Asıl mesele telefonu yasaklamak değil, o ilk beş dakikada elin ne yapacağını önceden belirlemek.
Bende işe yarayan şey suyu içmeden önce bir sesi açmak. Perde aralanırken ya da kahve hazırlanırken çalan sabit bir ses, elin telefona uzanma ihtiyacını büyük ölçüde azaltıyor.
Küçük bir detay ama fark ediyor, çünkü kural koymak yerine sadece alışkanlığın yönünü değiştirmiş oluyorsun.
